Araç Teslim Hikayeleri: Ters Yön

Dacia Duster, Araç Teslim Hikayeleri: Ters Yön

20.05.2016 (17:00)

Araç: Dacia Duster
Sahibi: Mehmet
Kiracı: Hasan
Çıkış – Varış
Büyükhanlı Residence Beşiktaş – Zeytinburnu Belediye Fen İşleri Müdürlüğü Yakını (Yaklaşık 1.5 Saat)

Bu seferimizde birlikte seyredeceğimiz aracımızı almaya Zincirlikuyu’ya yakın, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin hemen arkasında kalan adı gibi kendi de büyük rezidansımıza, saat 16:45 civarı varmış bulundum. Aracın bana teslimi için Mehmet Bey’i temsilen gelen kişiyle görüştükten sonra, adı geçen rezidansın otoparkının bir alt katına inip araca ulaştım. Beyaz bir at misali, sakin ama bir o kadar heybetli bu aracı teslim aldıktan sonra bana eşlik eden hanımefendiyi otoparkın bir üst katına bıraktım ve yola girip trafiğe karıştım.

Beşiktaş’tan Zeytinburnu’na ulaşmak üzere çıktığım bu kalabalık yolda bir anda kendimi Boğaz Köprüsü’nde bulmam gibi saçma bir olayı yaşayıp henüz sindiremeden Hasan Bey aramıştı ki gayriihtiyari telefonu cevaplayıp köprü sonundaki polis bey abimizle göz göze gelmiştim. Bakışlarımız birbirine değdiğinde hemen gözlerini kaçırmıştı polis abimiz ama telefonu kulağımda tutmak gibi anlamsız bir gaflete düşmüştüm ki ikinci bakıştan sonra bir el hareketiyle beni kenara çekme zahmetinde bulundular. Peşindeki saniyede hissettiğim pişmanlık ve üzüntü ile cama yaklaşan polis bey abimize bakmıştım suçlu suçlu. Polis bey abimizin ilk cümlesi “Evraklarınızı verin de cezanızı yazayım, yolunuza devam edin.” oldu. Ben de ehliyetimi çıkaracağım yerde kimliğimi verip, 3-5 saniye kadar sonra ruhsatı hatırlayıp onu da verip beklemeye ve kaç para ceza yedim acaba diye düşünmeye başlamıştım kara kara. Tam o sırada ehliyeti sorup beni hayata geri döndüren polis abimize şaşkınlıkla “Aaa ehliyeti vermedim mi?” diye sorup ehliyetimi verdim. Polis bey abimiz ne iş yaptığımı sorduğunda kısaca bahsettiğim işin peşine öğrenci olup olmadığımı da ekleyince, bir de öğrenci kimlik kartımı çıkarıp vermiştim ki neredeyse her birinin üzerindeki fotoğraf farklıydı. Ergen lise yıllarımdan bu günüe kadar kare kare şahitlik eden polis abimiz telefon meselesini açınca müşteriyle konuştuğumu, kısa süreceğini zannettiğimi ve pişmanlığımı bildirdim ki yan koltuğumda duran kulaklığa bakınca aslında telefonu ellerimde tutmama gerek dahi yoktu. Hatta o andan kısa süre önce telefon etmiştim ve kulaklık kullanmıştım. Polis bey abimize bunu da söyleyince, tam olarak düşündüğünü bilmesem de sessiz ve uzun bakışları çok şey anlatıyordu. Polis bey abimiz elindeki tüm deliller ve dinlediği sanık beyanı sonrasında hükmünü beraat olarak verdiğinde, arabanın içinde peydah olan bayram havası anlatılamayacak kadar coşkuluydu. Adeta gecikmeli 19 Mayıs kutlamaları yaşamış, elinde sallanamayan kağıt bayrağıyla gökyüzünde çılgın kareografilerle süzülen Türk Yıldızları’nı seyredip zıplayan bir çocuk gibi şendim. Şükranlarımı bildirip yoluma devam ettim.

Yolun sonraki kısmında ilginçtir ama her şeyin normal seyretmesi ile Zeytinburnu Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü binasının bir alt sokağının köşesinde Hasan Bey ile buluştuk ki burası Merter Metrobüs durağına çok yakın. Gerekli bilgileri verip pazar günü geri teslim için sözleştikten sonra, metrobüs ile malum yerden ayrılarak sade başlayan bu günü sizlerle birlikte süslemek üzere yola koyuldum.

Bu Dacia Duster aracı kiralamak için tıkla.

Sahibinden Araç Kirala

Aracını Kirala